1 Katrilyon Kaç Para? Matematiksel ve Gerçek Dünya Perspektifinden Bir Bakış Hepimiz büyük sayılarla karşılaşmışızdır; mesela milyonlar, milyarlar… Ama ya katrilyon? Bu devasa sayı, kulağa bazen soyut, bazen de neredeyse anlaşılmaz geliyor. Peki, 1 katrilyon aslında ne kadar büyük bir miktar ve bunun parasal değeri ne kadar eder? Hadi gelin, bu büyüklüğü matematiksel ve günlük hayat perspektifinden inceleyelim. Katrilyon Nedir? Katrilyon, matematiksel olarak, bir milyonun bir milyon katı olan bir sayıdır. Bir diğer deyişle, katrilyon 1’in yanına 15 sıfır eklediğinizde ortaya çıkar: 1 katrilyon = 1.000.000.000.000.000 Evet, doğru duydunuz! 1 katrilyon, bir milyon milyar eder. Yani, 1 katrilyon, tam olarak…
6 YorumGünlük Katmanlar Yazılar
Konuşurken Heyecanlanmak Neden Olur? Geçmişten Günümüze Psikolojik ve Toplumsal Dönüşümler Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişi Anlamak ve Günümüze Bağ Kurmak Bir tarihçi olarak, geçmişin derinliklerine inerken, tarihsel kırılma noktalarının, toplumsal dönüşümlerin ve bireysel tecrübelerin toplumları nasıl şekillendirdiğini keşfederim. Ancak bazen bu keşifler yalnızca uzun yıllar öncesine değil, günümüze de dokunur. Konuşurken heyecanlanmak, hepimizin zaman zaman deneyimlediği bir duygu, ancak bu heyecanın kaynağı, yalnızca kişisel bir tepki olmaktan çok daha fazlasıdır. Geçmişten gelen toplumsal yapılar, kültürel normlar ve psikolojik evrimler, bu duygunun kaynağını şekillendirmiştir. Tarihe bakarken, insanların topluluk önünde konuşma biçimlerinin zaman içinde nasıl değiştiğini, bireysel özgürlüklerin nasıl evrildiğini ve sosyal etkileşimlerin…
12 Yorumİpek Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır? İpek… Asırlardır zarafetin, zarifliğin ve inceliğin sembolü. Elimize aldığımızda o yumuşacık dokusuyla içimizi ısıtan, ışığın altında hafifçe parlayan o kumaş gerçekten ipek mi, yoksa ustaca yapılmış bir taklit mi? İşte bugün, bu merakı birlikte gidereceğiz. Gerçek ipeği sahtesinden ayırmanın yollarını veriler, deneyimler ve küçük hikâyeler eşliğinde keşfedeceğiz. Bir Hikâyeyle Başlayalım: Büyükannenin Şalı Geçtiğimiz yıl bir arkadaşım, büyükannesinden kalan eski bir şal bulmuştu. Yıllar boyunca dolapta duran bu zarif kumaşın gerçek ipek olup olmadığını anlamaya çalışırken “İpekse bunu yıkamaya bile korkarım!” demişti. Araştırmaya başladık, dokusundan kokusuna kadar her detayı inceledik. Ve o anda fark ettik: ipeği…
6 YorumIşık Kürenin Sıcaklığı Kaç Derecedir? – Gücün, Toplumun ve İdeolojinin Görünmez Isısı Bir siyaset bilimci olarak bakıldığında, “Işık kürenin sıcaklığı kaç derecedir?” sorusu yalnızca bir fiziksel merakın ötesine geçer. Bu soru, güç ilişkilerinin, iktidar dinamiklerinin ve toplumsal düzenin sembolik sıcaklığını sorgular. Her küre, her ışık, aslında bir iktidar merkezini temsil eder. Peki, bu kürenin sıcaklığı yalnızca aydınlatmak için mi vardır, yoksa yakmak için mi? Güç İlişkilerinin Isısı: İktidarın Işığında Yanmak İktidar bir küre gibidir: merkezde olan ısınır, çevrede kalanlar yalnızca ışığı görür. Siyaset bilimi, bu “merkez ve çevre” ikilemini modern demokrasilerin içinde yeniden üretir. Devletin ışığı, vatandaşın gölgesine düşer. Her…
6 YorumZiya Gökalp Hangi Fikri Savunur? Toplumsal Dinamikler Üzerinden Bir Bakış Bir düşünürün fikirlerini yalnızca tarihi bir bağlamda değil, bugünün sosyal adalet ve toplumsal cinsiyet tartışmalarıyla birlikte okumak, o düşünceleri yeniden anlamlandırmamızı sağlar. Ziya Gökalp’in fikirleri de tam bu noktada bize çok şey söylüyor: Ulus, kültür, medeniyet ve toplumsal dayanışma üzerine geliştirdiği düşünceler, çeşitlilik ve eşitlik meselelerinde yeniden tartışılmayı hak ediyor. — Ziya Gökalp’in Temel Fikri: Milliyetçilik ve Dayanışma Gökalp, Türk milliyetçiliğinin fikir babası olarak anılır. Onun için ulus, yalnızca siyasi sınırlarla değil, ortak kültür ve değerlerle tanımlanmalıydı. Fakat bu yaklaşımı salt milliyetçi bir çerçeveye hapsetmek doğru değil. Gökalp, toplumu bir…
12 YorumHeves Kırmak: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Anlamaya Yönelik Bir Adım Bir psikolog olarak, insanların birbirleriyle etkileşimleri ve duygusal durumları hakkında sürekli olarak araştırmalar yapıyor ve insan davranışlarını çözümlemeye çalışıyorum. Her gün gözlemlediğimiz, duyduğumuz ya da zaman zaman kendimizin de deneyimlediği pek çok duygusal olay, çoğu zaman bilinçaltımızda derin izler bırakır. Bu yazıda, pek çok kişi için kişisel anlamlar taşıyan, birinin hayalini ya da hevesini kırma olgusunu ele alacağım: Heves kırmak ne demek? Heves kırmak, bir kişinin içsel motivasyonunu ya da coşkusunu, beklenmedik bir şekilde engellemek ya da törpülemek anlamına gelir. Ancak bu basit tanım, olayın duygusal ve psikolojik…
14 YorumHep Yek 2 Hangi Platformda? Dijital Yayıncılığın Değişen Ekonomisi Hep Yek 2, Türk sinemasında absürt komedi türünün son yıllardaki en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İlk filmin gördüğü ilginin ardından 2017 yılında vizyona giren bu yapım, hem seyirci alışkanlıklarının hem de dijital yayıncılığın dönüşümünü anlamak açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Peki, Hep Yek 2 hangi platformda? sorusu neden yalnızca bir izleme rehberi değil, aynı zamanda çağımızın medya ekonomisini anlamak için de bir anahtar niteliğinde? Dijital Dönüşüm ve Film Dağıtımının Evrimi Sinema tarihinde filmler öncelikle sinema salonları için üretilirken, zamanla televizyon ve DVD pazarına da yayıldı. Ancak 2010’lu…
14 YorumSadaret Kethüdası Kimdir? Osmanlı’da Gücün Sessiz Mimarını Anlamak Tarihin tozlu sayfalarını karıştırmayı, eski unvanların ardındaki hikâyeleri keşfetmeyi seviyorsan hoş geldin! Bugün birlikte, çoğu zaman gözden kaçan ama Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi yapısında büyük rol oynayan bir makamı konuşacağız: Sadaret Kethüdası. Ama bunu yaparken sadece kuru bilgilerle yetinmeyeceğiz; erkeklerin ve kadınların bu konuya nasıl farklı baktıklarını, bu bakış açılarının bize ne söylediğini de birlikte irdeleyeceğiz. Belki yazının sonunda senin de söyleyecek sözlerin olur, kim bilir? — Sadaret Kethüdası: Osmanlı Bürokrasisinin Gizli Gücü Osmanlı’da devlet yönetiminin bel kemiği sayılan Sadrazam yani bugünkü anlamıyla “başbakan”, tek başına hareket etmezdi. Onun en yakın çalışma arkadaşı,…
14 YorumHayatın bir yerinde hepimiz taşınırız… Belki yeni bir eve, belki yeni bir şehre, belki de yeni bir hayata. Nakliye işi de tam olarak burada devreye girer. Bugün seninle yalnızca kutuların ve mobilyaların değil, aynı zamanda hayallerin, emeklerin ve geleceğin taşındığı o yolculuğu konuşmak istiyorum. “Nakliye yapmak için neler gerekli?” sorusuna yalnızca teknik yanıtlarla değil, gerçek insan hikâyeleri ve verilerle yaklaşalım. Bir Yolculuğun Başlangıcı: Nakliye Sadece Taşımak Değildir Ahmet ve ailesi, İstanbul’dan İzmir’e taşınmaya karar verdiklerinde sadece evlerini değil, on yıllık hatıralarını da arkalarında bırakıyorlardı. Onlar için nakliye; mobilyaların paketlenmesinden çok daha fazlasıydı. Her kolide bir anı, her kutuda bir umut…
10 YorumFiziksel Gürültü Ne Demektir? Tarihin Sessizliğinde Yankılanan Sesler Tarihçi gözüyle dünyaya baktığınızda, geçmişin yalnızca olaylardan değil, seslerden de oluştuğunu fark edersiniz. Antik çağın çekiç sesleri, Orta Çağ’ın kalabalık pazar bağırışları, Sanayi Devrimi’nin buhar makineleri… Her biri bir dönemin fiziksel gürültü haritasını çizer. Bu sesler yalnızca kulağımızı değil, toplumsal yapıları da şekillendirmiştir. Bugün “fiziksel gürültü” dediğimizde yalnızca teknik bir kavramdan değil, insanlığın ilerleyişine eşlik eden bir toplumsal dönüşüm hikâyesinden söz ederiz. Fiziksel Gürültünün Tanımı ve Anlamı Fiziksel gürültü, çevremizde istemediğimiz, rahatsızlık veren, belirli bir düzeni bozan seslerin tümüne verilen addır. Bu gürültü, konuşmayı, düşünmeyi ya da dinlenmeyi zorlaştırır. Bir başka deyişle,…
8 Yorum