Gülru Hangi Dil? Osmanlı’dan Günümüze Bir İsim, Bir Bellek Gülru sorusu ilk bakışta basit görünür: Bir kişi adı ve “hangi dilde?” diye soruyoruz. Ancak bu isim, dil tarihi, kültürel etkileşim ve kimlik tartışmalarını aynı potada eriten zengin bir örnektir. Kısaca: Gülru, köken olarak Farsça bileşenlerden türemiş, Osmanlı Türkçesi aracılığıyla Türkçeye yerleşmiş bir kadın adıdır. “Gül” (Farsça gol گُل, “gül/çiçek”) ve “ru/ruy” (Farsça rūy روی, “yüz, çehre”) ögeleri birleşerek “gül yüzlü, gül gibi yüz” anlamını verir. Bugün Türkiye Türkçesinde kullanılan yerli bir ad olarak yaşamayı sürdürür. Tarihsel Arka Plan: Saray Dili, Yazı Dili ve İsim Kültürü Osmanlı İmparatorluğu’nun çok dilli yapısı,…
12 YorumKategori: Makaleler
Hayvansal Kökenli Yemler Nelerdir? Beslenmeden Adalete Uzanan Bir Perspektif Hayvansal kökenli yemler konusu, çoğu zaman sadece tarım ve hayvancılık sektörüyle sınırlı bir mesele gibi görülür. Oysa bu mesele, toplumsal cinsiyet rollerinden çevresel adalete, ekonomik eşitsizliklerden etik tartışmalara kadar geniş bir yelpazeye uzanır. Kadınların empati ve bakım temelli yaklaşımları, hayvan refahı ve doğanın korunması gibi konuları öne çıkarırken; erkeklerin çözüm odaklı ve analitik yaklaşımları, üretim verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi pratik sorunlara odaklanır. Bu iki bakış açısı birleştiğinde, yem meselesi sadece hayvanların değil, hepimizin ortak geleceğinin bir parçası hâline gelir. Hayvansal Kökenli Yemlerin Toplumsal ve Ekonomik Arka Planı Hayvansal kökenli yemler, hayvancılık…
14 YorumBir Yüzme Havuzu Kaç Litre Su Alır? – Litrelere Sığmayan Bir Hikâye Bazı sorular vardır ki, cevabı yalnızca sayılarla açıklanamaz. “Bir yüzme havuzu kaç litre su alır?” sorusu da onlardan biridir. Evet, elbette metreyle, litreyle ölçebiliriz. Ama bazen o havuz sadece suyla değil, anılarla, kahkahalarla ve içimizi ısıtan hikâyelerle dolar. Bugün size rakamlardan çok daha fazlasını anlatacağım bir hikâye getirdim. 🏊♂️💧 Ali ve Elif: Mantık ile Kalbin Buluştuğu Havuz Ali, her şeyin cevabını formüllerle bulan bir adamdı. Mühendislik eğitimi almıştı, dünyayı ölçerek ve hesaplayarak anlamlandırırdı. “Her şeyin bir rakamı vardır” derdi sık sık. Elif ise tam tersiydi; dünyayı hislerle, ilişkilerle,…
6 YorumGramer Öğrenmek Ne Demek? Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzinde, Dilin Gelişimi Gramer öğrenmek, yalnızca bir dilin kurallarını öğrenmekten ibaret değildir. Bu, tarihsel bir süreçtir; dilin evrimiyle, toplumsal yapıların, kültürlerin ve medeniyetlerin nasıl şekillendiğini anlamaya çalıştığımız bir yolculuktur. Bir tarihçi olarak, dilin zaman içinde nasıl şekillendiğini ve gramerin toplumların düşünsel yapısına nasıl etki ettiğini incelerken, bir kelimenin, bir kuralın derinliklerine inmeyi ilginç buluyorum. Her dilin, bir dönemin düşünce tarzını, sosyal yapıyı ve toplumsal ilişkileri nasıl yansıttığını görmek, gramer öğrenmenin sadece dilsel değil, kültürel bir keşif olduğunu anlamamı sağlıyor. Peki, gramer öğrenmek ne demek? Bunu anlamak için, dilin evriminde önemli kırılma noktalarına,…
Yorum BırakBir Antropologun Daveti: Kültürler ve Kurumlar Arasında Yolculuk Merhaba sevgili okur, dünyanın renkli dokusunu merak eden bir antropolog gözüyle seni bu yolculuğa çağırıyorum. Kültürlerin ritüellerle dokunduğu, semboller aracılığıyla kendini ifade ettiği bir evrende, kurumlar da birer toplumsal işaret — birer “modern ritüel alanı” olarak okunabilir. Gözlerimizle (hem metaforik hem literal) baktığımız kurumlar, kimliklerin ve iktidar yapıların içinden geçer; bu çerçevede Dünya Göz Hastanesi’nin sahibi kimdir? sorusu, basit bir “mülkiyet” sorgusunun ötesinde, topluluk yapıları, semboller ve kimlik zeminlerinde anlam kazanır. Kurumsal Ritüellerin Anatomisi Modern sağlık kurumları, birer ritüel mekanı gibidir: hastalar gelir, muayene masasında bekler, doktorlar girer çıkar, teşhis kâğıtları dolaşır,…
Yorum BırakKonuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, bugün seni zamanın ötesine bir yolculuğa davet ediyorum… Eski Türklerde Kaman Nedir? Kadim İnancın Derin Anlamı Tarihin tozlu sayfalarında dolaşırken bazen bir kelime karşımıza çıkar ve bize sadece bir kavramı değil, bir dünyanın kapısını açar. “Kaman” da işte o kelimelerden biridir. Günümüzde pek az insan bu kelimenin anlamını bilir ama Eski Türk topluluklarında “Kaman” sadece bir unvan, bir kişi değil; evrenle, doğayla ve ruhla kurulan bağın sembolüydü. Kaman: Göğün ve Yerin Arasındaki Köprü Eski Türklerde Kaman, “kam” ya da “şaman” olarak da anılırdı. Bu kişiler, ruhani rehberler, iyileştiriciler ve toplumun manevi liderleriydi. Göğün…
Yorum BırakBiyogaz Gübresi Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Doğadan Eğitimsel Dersler Bir eğitimci olarak her sabah sınıfa girdiğimde, doğanın öğretmenliğini düşünürüm. Toprak nasıl sabırla öğrenir, nasıl her tohumu farklı biçimde büyütürse; insan zihni de aynı sabırla beslenmeyi, dönüşmeyi bekler. Öğrenme yalnızca bilgi birikimi değildir; bir dönüşüm sürecidir. Biyogaz gübresi de bu dönüşümün doğadaki karşılığı gibidir: atıktan bilgiye, çürümeden verime, deneyimden yeni bir başlangıca uzanan bir öğrenme döngüsü. Biyogaz Gübresi: Dönüşümün Maddi Hikâyesi Biyogaz gübresi nedir? Kısaca açıklamak gerekirse, organik atıkların (bitkisel, hayvansal veya gıda kaynaklı) oksijensiz ortamda parçalanmasıyla ortaya çıkan biyogaz üretim sürecinden geriye kalan sıvı veya katı kalıntıdır. Bu kalıntı, yüksek…
Yorum BırakBeko Nedir ve Beko Ne’nin Kısaltmasıdır? Hepimizin evinde en az bir Beko ürünü olduğunu söyleyebilirim. Belki bir buzdolabı, belki bir çamaşır makinesi ya da belki de mutfakta en çok kullandığınız cihazlardan biri… Ancak birçoğumuz, Beko’nun aslında neyin kısaltması olduğunu bilmeyebiliriz. Bu yazıda, Beko’nun arkasındaki gizemi ortaya çıkaracak ve markanın hikâyesine derinlemesine bakacağız. Hem evimizin bir parçası olan bu markanın geçmişine yolculuk yapacak hem de neden bu kadar bilindik ve sevildiğini keşfedeceğiz. Beko’nun Kökeni ve Tarihsel Gelişimi Beko, bir Türk markası olarak, bugün dünyanın birçok köşesinde tanınan, kaliteli ve güvenilir beyaz eşya markalarından biri haline gelmiştir. Peki, bu markanın adı gerçekten…
14 YorumGıyabi Namazı Nedir? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir İnceleme Toplumsal Yapıları ve Bireylerin Etkileşimini Anlamaya Çalışan Bir Araştırmacının Girişi Sosyoloji, insanların toplum içinde nasıl etkileşimde bulunduğunu, sosyal yapıları nasıl oluşturduğunu ve toplumsal normların bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışır. Her toplumda insanlar belirli kurallar, değerler ve gelenekler çerçevesinde hareket eder. Bu sosyal yapılar, bazen görünür, bazen de çok derinlerdeki bir düzeyde işleyerek toplumu şekillendirir. Bugün, farklı bir bakış açısı getirecek olan “gıyabi namazı” kavramını ele alacağım. Gıyabi namazı, halk arasında bir kişinin yaşamının sona erdiği ancak cenazesine katılamayanların o kişi için dua etmelerini ifade eden bir terim olarak…
14 YorumGıcık Olunca Ne Yapmalı? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, bir insanın ruhunu şekillendiren en kuvvetli etkenlerden biridir. Yüzyıllar boyunca edebiyatçılar, kelimelerle insan doğasının derinliklerine inmiş, toplumları ve bireyleri dönüştüren anlatılar yaratmışlardır. Edebiyatın en önemli görevlerinden biri de, insanın içsel dünyasını dışa vurmasını sağlayan bir araç sunmaktır. İşte tam da bu noktada, “gıcık olmak” gibi evrensel bir duyguyu ele almak, edebiyatın sunduğu derinliklerden faydalanarak insan ruhunun karmaşıklığını çözümlemek mümkündür. Peki, gıcık olunca ne yapmalı? Edebiyatçılar bu soruya nasıl cevap verirlerdi? Gelin, edebi metinler ve karakterler aracılığıyla bu soruyu çözümlemeye çalışalım. Kelimenin Gücü: Gıcık Olmak ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, bazen…
10 Yorum